fbpx

Hukukçulardan yaşlılara olumsuz davranışlarda bulunanlara ‘ceza’ hatırlatması

Hukukçulardan yaşlılara olumsuz davranışlarda bulunanlara ‘ceza’ hatırlatması

Hukukçular, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sokağa çıkmaları kısıtlanan 65 yaş ve üstü vatandaşları taciz eden, küçük düşürmeye çalışan ve izinsiz çekilen görüntülerini sosyal medyada paylaşarak onların kişilik haklarını zarara uğratan kişilerin Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre “suç” işlediğini söyledi.

İçişleri Bakanlığınca koronavirüs salgını nedeniyle alınan, 65 yaş ve üzeri ile bazı rahatsızlıkları bulunanların ikametlerinden dışarı çıkmalarını, açık alanlarda, parklarda dolaşmalarını ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmelerini sınırlandıran kararın ardından, bu kişilerin mağdur olmaması ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için tüm illerde vali/kaymakamların başkanlığında “65 yaş üstü Vefa Sosyal Destek Grubu” oluşturuldu.

Kararın ardından ihtiyaç sahibi kişilere gereken destek verilirken, sokağa çıkan bazı yaşlı vatandaşların videolarının çekilip hakaret içerikli mesajlarla sosyal paylaşım sitelerinde yayılması tepkilere neden oldu.

Yaşlı vatandaşları taciz eden, onları küçük düşürmeye çalışan ve izinleri alınmadan çekilen görüntüleri sosyal medyada paylaşarak onların kişilik haklarını zarara uğratan kişiler hakkında ise yasal işlem yapılmak üzere çalışma başlatıldı.

AA muhabirine konuşan hukukçular, kısıtlama kararına rağmen sokağa çıkan vatandaşlara yönelik olumsuz davranışta bulunanların TCK’nin ilgili maddeleri uyarınca ceza alabileceğini söyledi.

“İnsan haysiyeti yönünden de çok yanlış”

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Köksal Bayraktar, bu gibi salgınlarda idarenin önlem almasının olağan olduğunu belirterek, önlemlerin yaşlıları öne çıkarmaktan çok bütün vatandaşlar için alınmasının zorunluluğuna işaret etti.

Yaşlılara yönelik kin ve nefret aşılayıcı hareketlerin ceza kanununda yerinin olduğuna dikkati çeken Bayraktar, bunun TCK’nin 216. maddesinde “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etti.

Bayraktar, sosyal medya aracılığıyla paylaşılan bazı görüntülerin “alenen aşağılama” suçu olarak da yorumlanabileceğini söyledi.

Yaşlılar hakkındaki nitelemelerin çok yanlış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayraktar, “Eşitlik yönünden, ahlakilik yönünden ve insan haysiyeti yönünden çok yanlış.” dedi.

“Yapılan, ‘hakaret, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçlarına girer”

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, devletin olduğu yerde başkasının bir kanundan, anayasadan yetki almadan polislik, jandarmalık ve bekçilik yapmasının beklenmediğini söyledi.

Burada 65 yaş ve üzerindekilere yönelik uygulanan yasal takip yetkisinin kimde olduğunun kanunda belirlendiğine dikkati çeken Şen, bu konuda mülki idare amirlerinin yetkili olduğunu söyledi.

Şen, yaşlı insanların hakaret ve tehdit edilmesi, özel hayatına ait görüntülerinin paylaşılmasının TCK’de suç olarak düzenlendiğini aktardı.

TCK’nin 125. maddede “hakaret” suçunun yer aldığını belirten Şen, ceza kanununun “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu düzenleyen 134. maddesine göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri izni olmaksızın yayınlayıp ifşa eden kimsenin cezai yaptırıma maruz kalacağını vurguladı.

Prof. Dr. Ersan Şen, kişinin dışarıda dolaşmaması için tehdit içerikli cümleler sarf etmenin de TCK’deki “tehdit” suçuna girdiğini vurgulayarak, “Dolayısıyla tüm bunlar dikkate alındığı bir noktada kuralları ihlal edenler olsa bile siz bunları sadece ihbar edebilirsiniz ama o kuralları ihlal edenlere karşı sizin birtakım cebri sözler veya yaptırımlar içeren hareketler içine girmeye yetkiniz yoktur. Tespitiniz varsa sadece ihbar edebilirsiniz.” diye konuştu.

Devletin her yerde var olduğuna işaret eden Şen, “Devletin olduğu yerde başkasına söz düşmez. Şunu iyi bilmek lazım, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir hukuk devletidir. Devletin olduğu yerde başkalarının devletin yerine kendisini görüp de birtakım yaptırımlar tatbik etmesi, uyarılarda bulunması doğru değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Ersan Şen, uyarı yapılsa bile bunun nazik bir şekilde olması gerektiğini anlatarak, bir insanın görselini alıp kişinin izni olmadan sosyal medyada başkalarıyla paylaşmanın tazminat sorumluluğuna tabi olduğunu söyledi.

“Özel hayat görüntüsü sadece evdeki görüntü değildir”

Bir kişi tarafından paylaşılan görüntüleri paylaşan diğer kişilerin de suç işlediğine vurgu yapan Şen, “Önemli olan, başkalarının ulaşabileceği şekilde ifşa etmesidir. Özel hayat görüntüsü sadece evdeki görüntü değildir. O insanın fotoğrafı, görseli onun özel hayatıdır. Onun izni olmaksızın o görüntünün verilmesi, deşifre edilmesi suçtur.” dedi.

Prof. Dr. Ersan Şen, verilen kararların ihlal edildiği bir durum karşısında sadece yetkililere haber verilmesi gerektiğini anlatarak, “Bunun dışında ona tehdit hakaret içeren sözler söylemek, fotoğraf çekmek, görüntüleri çekip birtakım yorumlarla paylaşarak bu insanları başkaları önüne atarsanız belki kendinizce doğrusunu yapıyorsunuz ancak bu şekilde Türk Ceza Kanunu’nu ihlal edersiniz.” ifadelerini kullandı.

“Yasal işlemi yapacak merciler bellidir”

Avukat Mehmet Alagöz de Türk toplumunun yaşlıya saygı gösterdiğini anlatarak, salgın nedeniyle bazı insanların farklı davranış sergilediklerini söyledi.

Yaşlılara en çok değer verilmesi ve korunması gereken bir dönemde hakaretlerle videolarla bu tür şeylerin yaşanmasının olumsuz olduğunu aktaran Alagöz, böyle zamanlarda toplumda kaos oluşturmaya ve provokasyon yaratmaya çalışan grupların da olabileceğini ifade etti.

Alagöz, bunlara prim vermemek gerektiğini dile getirerek, bunlara ilişkin soruşturmaların yürütüldüğünü aktardı.

Bir bireyin temel hak ve özgürlüklerine dokunan her şeyin suç olduğunu belirten Alagöz, “Sokaktan geçen bir kişinin kaç yaşında olduğunu tespit etmek normal bir vatandaşın görevi değil. Vatandaş 65 yaşından da büyük olsa ve sokakta dolaşsa bile ona ilişkin yasal işlemi yapacak merciler bellidir.” dedi.

Alagöz, yaşlıların dışarı çıkan gençleri gördükçe dışarı çıktığına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

“Burada herkes aynı tavırda bulunursa yaşlılar da sokağa çıkma ihtiyacı hissetmezler. Haklı ve makul bir gerekçe olmamasına rağmen dışarıya çıkan insanlar kendi sağlıklarını tehdit ediyor. Onların sağlıklarını korumak adına onları tahkir ederek veya ifşa ederek bir sonuca varamayız. Bu zaten TCK kapsamında da suçtur. Cezai yaptırımlar gerektirir.”



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.