fbpx

Bursa’nın inanç turizmi merkezlerinde ‘sessiz’ ramazan

Bursa’nın inanç turizmi merkezlerinde ‘sessiz’ ramazan

Ulu Cami, Yeşil Cami, Emir Sultan Türbesi ve Camisi gibi çok sayıda tarihi caminin, hanların ve sultan külliyelerinin bulunduğu, “Osmanlı Payitahtı” Bursa, bu ramazan ayında eski yoğun günlerinden uzak bir görüntüye büründü.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, kentte, Ulu Cami, Yeşil Cami, Emir Sultan Camisi gibi tarihi ibadethaneler, Osman Gazi ile Orhan Gazi’nin türbeleri, Hüdavendigar, Yıldırım, Yeşil, Emir Sultan ve Muradiye gibi külliyeler ile Süleyman Çelebi, Üftade, Somuncu Dede, Geyikli Baba gibi dini şahsiyetlerin kabirleri, inanç turizmi bakımından kentin önemli ziyaret durakları arasında yer alıyor.

Her köşesi tarih kokan Bursa’da, geçmişin izlerini bugüne taşıyan manevi mekanlar, tüm heybetiyle yerli ve yabancı turistleri kendine çekiyor. Özellikle ramazanlarda yoğun ilgi gören bu mekanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla en sessiz günlerini geçiriyor.

Salgın nedeniyle alınan tedbirler kapsamında cami ve mescitlerde cemaatle namaz kılınmasının geçici olarak kısıtlanmasının ardından Ulu Cami, Yeşil Cami ve Emir Sultan Camisi eski yoğun günlerinden uzak görüntü çiziyor. İbadetin yanı sıra turistik cazibesi de bulunan camiler, gün içinde sadece dini buyrukları yerine getirmek isteyen az sayıda vatandaşı ağırlıyor.

Vakit namazlarında münferit ibadete açık olan camilerde görevliler rutin çalışmalarını sürdürüyor. Camilerin hoparlöründen vakitlerde ezanın yanı sıra salgın hastalığın defedilmesi için dua sesi yükseliyor.

En yüksek mertebeli mabet: Ulu Cami

Ecdat yadigarı olduğu kadar gelecek nesillere bırakılacak bir emanet niteliği taşıyan Ulu Cami, gelen milyonları kendine hayran bırakıyor.

Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1399 yıllarında 20 kubbeli olarak yaptırılan 600 yıllık tarihi cami, Türkiye’nin ve İslam dünyasının önemli eserleri arasında yer alıyor. Ulu Cami, duvarlarını süsleyen, farklı hattatlar tarafından yazılmış 200 hat levhası ve duvar yazısıyla “hat müzesi” olarak da anılıyor.

Mescidi Haram, Mescidi Nebevi, Mescidi Aksa ve Emeviye Camii’nden sonra “en yüksek mertebeli mabet” olarak bilinen Ulu Cami, yüzyıllardır ibadete ya da ziyarete gelenleri derinden etkiliyor. Caminin içinde üstü açık bir kubbenin altında bulunan şadırvan, burayı diğer camilerden ayıran en büyük özelliklerinden biri olarak biliniyor.

Yerli ve yabancı birçok turistin akın ettiği camide, Mısır’ın fethiyle elde edilen kutsal emanetlerle İstanbul’a getirildikten sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Ulu Cami’ye hediye edilen 500 yıllık Kabe kapı örtüsü sergileniyor.

1855’teki depremde 18 kubbesinin çöktüğü, sadece batı minaresinin dibindeki kubbe ile mihrap önü kubbesinin ayakta kaldığı, 1889’da çıkan yangında ise minarelerin ahşap külahlarının yandığı cami, halen tüm heybetiyle Bursa’nın merkezinde duruyor.

Emir Sultan Camisi

Yıldırım Bayezid’in kızı ve Emir Sultan’ın eşi Hundi Hatun tarafından Emir Sultan’ın vefatı üzerine yaptırılan Emir Sultan Camii, Bursa’nın doğusunda Uludağ’ın eteklerinde yer alıyor.

Caminin 1795 yılında tamamen yıkılan kubbesi, 1804 yılında 3. Selim tarafından yeniden yaptırılmış. Geniş bir avluya sahip Emir Sultan Camii, ziyarete gelenleri ilk olarak bu geniş avluda karşılıyor. Birbirlerine ahşap kemerlerle bağlanan 16 mermer ayağın taşıdığı revakla çevrelenen avlunun ortasında şadırvan, güneyinde cami, kuzeyinde türbe ve ahşap odalar yer alıyor.

14’ncü yüzyılın sonlarına doğru Osmanlıların kuruluş devrinde Bursa’da yaşayan, tefsir, hadis, kelam alimi ve mutasavvıf Emir Sultan, Buharalı bir Türk bilgini olarak biliniyor.

Üç Osmanlı sultanı döneminde yaşamış ve sufilikte velilik rütbesini kazanan Emir Sultan, peygamber soyundan geldiği için “Emir”, gönülleri fethettiği ve Yıldırım Bayezid’in damadı olduğu için “Sultan” unvanı aldı.

Bursalılar düğün, sünnet gibi cemiyetlerini yapmadan önce Emir Sultan Türbesini ziyarete gelip dualar ediyor. Hem manevi hem de sahip olduğu tarihi dokusuyla Emir Sultan Camisi, Türkiye genelinde en çok ziyaret edilen cami ve türbeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Yeşil Külliyesi ve Türbesi

Aynı zamanda Yeşil semtine de adını veren külliye, 1419 yılında Yıldırım Bayezid’in oğlu Sultan Çelebi Mehmed tarafından yaptırılmış. Cami, türbe, medrese, hamam ve imaretten oluşan Yeşil Külliyesi, tüm ihtişamıyla, tarihte Fetret Devri’nin sona ererek Osmanlı Devletinin yeniden ve daha güçlü şekilde doğuşunun ispatı olarak görülüyor.

Bursa’nın en önemli eserlerinden kabul edilen yapıları bünyesinde barındıran külliye, gerek mimarisi gerekse taşıdığı sanatsal değeriyle ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.

Külliyenin yanında bulunan ve 1414-1419 yıllarında inşa edilen Yeşil Cami ise Hacı İvaz Paşa’nın en önemli eserlerinden biri kabul ediliyor. Caminin üzeri iki kubbeyle örtülü, mihrabı, mahfili dönemin İznik çinileriyle bezeli olup görkemli bir dekorasyona sahip. Caminin girişindeki taç kapı, taş oymacılığının özgün bir ürünü olarak kendisini sergiliyor.

İznik çinilerle bezenen türbenin içinde ise Çelebi Mehmed’in sandukası yer alıyor. Sekiz köşeli, yanları mermer, üzeri çini kaplı bir mermer kaide üzerine yerleştirilmiş sanduka, üzeri beyaz, mavi, sarı, lacivert çinilerden oluşan yazı bordürü ile süslenmiş.

Osman Gazi ile Orhan Gazi Türbeleri

Osmangazi ilçesinde, Bursa surlarını içine alan, saat kulesi ve İstiklal Savaşı Şehitleri Anıtı’nın da bulunduğu Tophane Parkı’ndaki Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri, kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin naaşı, vasiyeti üzerine Söğüt’te vefat ettiği zaman gömüldüğü babası Ertuğrul Gazi’nin türbesinden, Bursa’nın alınışından sonra “Gümüşlü Kümbet” olarak tanınan ve eski bir Bizans şapeli üzerine inşa edilen bu türbeye nakledildi. 17 sandukanın bulunduğu türbenin ortasındaki ahşap sanduka Osman Gazi’ye ait. Etrafı sedef kakmalı, pirinç parmaklıklarla çevrili sandukanın üzeri sırma işlemeli kadifeyle örtülü.

Bursa’yı 1326 yılında fetheden Osmanlı Sultanı Orhan Gazi’nin (1281-1362) mezarının bulunduğu türbe, 11. yüzyılda bu alanda mevcut olduğu bilinen Saint Elias (Aya Elia) Manastırı’ndaki kilisenin yerine yapıldı. Kare planlı türbe 4 sütun üzerine oturan küçük bir kubbe ile örtülü olup içinde 21 sanduka bulunuyor. Türbenin ortasında yer alan Orhan Gazi’nin sandukasının üstünde, kadife kumaş üzerine gümüş simle işlenmiş örtü yer alıyor.

Muradiye Külliyesi

Bursa’da, hanedana ait en büyük türbe topluluğunun yer aldığı Muradiye Külliyesi, Bursa’da Osmanlı sultanları tarafından yaptırılan son külliye olarak varlığını koruyor.

Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yıllarında yaptırılan külliye, cami, medrese, hamam, darüşşifa ve türbeden oluşuyor. Fatih Sultan Mehmed, 2. Bayezid ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde yapıldığı bilinen türbelerin de eklenmesiyle 12 türbenin yer aldığı külliyede, hanedana mensup 40 kişinin mezarı bulunuyor.

Osmanlı ruhunun sadeliğiyle zarafetini aynı anda gösteren Muradiye Külliyesi’nde son yapılan restorasyonla 550 yıllık tarih ve medeniyetin izleri ortaya çıkarıldı.



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.