fbpx

AYM’den ‘OHAL döneminde FETÖ tutuklusunun avukatıyla görüşmesinin kayda alınması ihlal değil’ kararı

AYM’den ‘OHAL döneminde FETÖ tutuklusunun avukatıyla görüşmesinin kayda alınması ihlal değil’ kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden tutuklu bulunan eski askeri hakimin, cezaevinde avukatıyla görüşmesinin kayda alınmasının, “OHAL döneminde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali” olmadığına hükmetti.

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, FETÖ‘nün darbe girişiminin ardından tutuklanan eski askeri hakim Yasin Akdeniz, cezaevinde avukatıyla yaptığı görüşmelerin kayıt altına alındığını, izlendiğini ve belge alışverişinin sınırlandırıldığını ileri sürerek, İnfaz Hakimliğine şikayette bulundu.

Şikayetinin kabul edilmemesi üzerine yaptığı itiraz da Ağır Ceza Mahkemesince reddedilen Akdeniz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yasin Akdeniz başvurusunda, avukatıyla görüşmesinin kayda alınması, hazır bulunan görevli tarafından izlenmesi, avukatıyla belge alışverişinin ve görüşme süresinin sınırlandırılması nedeniyle tutukluluğa etkili şekilde itiraz edemediğini belirterek, “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini” ileri sürdü.

Anayasa Mahkemesinin kararı

Başvuruyu ele alan Anayasa Mahkemesi, tutuklunun cezaevinde avukatıyla görüşmesinin kayda alınmasının “OHAL döneminde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal etmediğine” karar verdi.

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, başvurucunun şikayetine konu uygulamaların olağanüstü hal döneminde çıkarılan 667 sayılı KHK’ya dayanılarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen yazılı talimat uyarınca gerçekleştirildiği belirtildi.

Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının savaş, seferberlik, sıkıyönetim ve olağanüstü hal gibi olağanüstü yönetim usullerinin benimsendiği dönemlerde Anayasa’nın 15’inci maddesinde dokunulması yasaklanan, çekirdek haklar arasında olmadığı vurgulanan gerekçede, bu hak yönünden olağanüstü hallerde Anayasa’da olağan dönem için öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği ifade edildi.

Gerekçede, Anayasa Mahkemesinin, bireysel başvuruya konu müdahalenin dayanağı KHK hükmünü kanunlaştıktan sonra norm denetimi yoluyla incelediği ve bu hükümde yer alan tutuklu ile müdafi arasındaki görüşmeye ve belge alışverişine yönelik sınırlamaların olağanüstü dönemin koşullarında durumun gerektirdiği ölçüde olduğu sonucuna vardığı hatırlatıldı.

Anayasa Mahkemesinin bu kararında ayrıca söz konusu kuralın tüm suçlardan tutuklu olan kişiler bakımından değil, sadece demokratik anayasal düzenin ve kamu güvenliğinin korunması amacına yönelik olarak olağanüstü hal ile ilgili koşulları etkileyebilecek nitelikteki suçlar yönünden uygulanacağını belirttiği aktarılan gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen suç, söz konusu sınırlandırmaların uygulanmasını mümkün kılan suçlar arasındadır. Darbe teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan tutuklanan kişilerin tutukluluk sürecinde de örgütsel faaliyetlerine devam etme riskinin bulunduğu yönündeki değerlendirme temelsiz değildir.

FETÖ/PDY’nin örgütlenme biçimi de bu riskin derecesini artırmaktadır. Bu bağlamda anılan suçlardan tutuklu kişilerin örgütsel haberleşmelerinin avukatları ile yaptıkları görüşmeler vasıtasıyla gerçekleştirilmesi ihtimal dışı değildir. Bu durumda olağanüstü halin, FETÖ/PDY üyeliği suçundan tutuklu olan başvurucunun avukatıyla görüşmelerinin izlenmesini ve kayda alınmasını meşru kıldığı değerlendirilmiştir.

Başvurucunun müdafisi ile yaptığı görüşmelerin kayda alınması, izlenmesi ya da görüşme süresi ile belge alışverişinin kısıtlanması şeklindeki uygulamanın Türk ceza hukuku mevzuatında yeterli güvencelerin sağlanmış olması ve olağanüstü hal koşulları dikkate alındığında ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.”



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.