fbpx

Asırlar öncesinin pandemi hastanesi: Miskinler tekkesi

Asırlar öncesinin pandemi hastanesi: Miskinler tekkesi

Anadolu’da salgın hastalıkla mücadeleyi ve hastaların karantina altına alınmasını sağlayan ilk şifahaneler, 700 yıl önce Sivas’ta kuruldu.

Bir vakfa bağlı olarak kurulan ve devrin illeti cüzzamın tedavi edilmesi nedeniyle “miskinler tekkesi” diye adlandırılan şifahanelerde, tek kişilik karantina odaları ve 14 günlük tecrit süresiyle hastalıkla savaşılıyordu.

Sivas’tan sonra İstanbul, Bursa, Erzincan, Konya, Kayseri, Şam ve Halep’te de açılan miskinler tekkesinde, her sosyal sınıftan hastanın tedavisi ve ulaşımı, ilgili vakıf tarafından ücretsiz sağlanıyordu.

Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bugün bünyelerindeki vakıf hastanelerinin pandemi hastanesi olarak hizmet verdiğini söyledi.

Yüzyıllar öncesine uzanan vakıf kültürünün, eski devirlerdeki salgın hastalıklarda da önemli misyonlar yüklendiğine işaret eden Ersoy, Osmanlı arşivlerine göre ilk pandemi hastanesinin 1321’de Sivas’ta kurulduğunu belirtti.

Ersoy, “Hattab bin Mehmet adında bir zat tarafından kurulan hastanede, cüzzam hastalığı ve bulaşıcı diğer hastalıklarla ilgili tedavi odaları oluşturulmuş, hastalar tek kişilik odalarda tecrit edilerek, karantinaya alınmak suretiyle tedavi edilmiş.” dedi. 

“14 günlük tecrit süresi”

“Miskin”in Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “cüzzamlı” anlamına geldiğini anımsatan Ersoy, bu şifahanelerin Sivas’tan sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kurulduğunu, Şam ve Halep’te de miskinler tekkesi bulunduğunu anlattı.

Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Karacaahmet Mezarlığı içinde de Üsküdar Miskinler Tekkesi açılmış. Bursa, Erzincan, Konya ve Kayseri’deki miskinler tekkelerinde aynı yöntemle cüzzam hastalarına tedavi uygulanıyor. 14 günlük, yani 2 haftalık bir tecrit süresi var. Bu çok önemli. İbn-i Haldun’un Mukaddime’sine ve Kitabu’ş Şifa’ya baktığımızda gerçekten bir tecrit dönemi var. Bugünkü anlamıyla bir karantina dönemi.”

Şifahane olarak hizmet veren bu hayratların yanına gelir getirici su değirmenleri, zeytinlikler ya da seralar kurulduğuna işaret eden Ersoy, böylece hastaların bütün tedavi giderlerinin ve yol paralarının bu akarlar sayesinde karşılandığını dile getirdi.

Ersoy, “Ecdat 1300’lü yıllarda pandemiyle ilgili gerekli tedbirleri almış, bulaşıcı hastalık taşıyanlar için karantina ortamı oluşturmuş.” diye konuştu.

“Vakıf Gureba’da 3 bin Kovid-19 vakası tedavi edildi”

Burhan Ersoy, şimdi de Bezmialem Vakıf Gureba Hastanesinin, Türkiye’de ilk Kovid-19 vakasının görüldüğü 11 Mart’tan beri pandemi hastanesi olarak hizmet verdiğini belirterek, “O günden beri yaklaşık 3 bin pandemi hastası, Vakıf Gureba’da tedavi edildi.” bilgisini paylaştı.

Hastanenin kurucusu Bezm-i Alem Valide Sultan’ı 167. vefat yılında rahmetle anan Ersoy, “Yüzyıllar önce sultanın kendini hayra adamış olması ve bu sevabın bugün bile imdada yetişmesi gerçek bir vakıf örneğidir. Bu, her türlü toplumsal sorunun içinden bir olarak, biz olarak çıkacağımızın en mühim örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı.



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.